Neler İzledim? 5 (Pek çok farklı dizi hakkında feci şekilde spoiler içerir, küfretmeyin sonra)

8 Nisan 2009 Çarşamba

House M.D. 5X20 Simple Explanation

Bir süredir bahsi geçen ölüm gerçekleşti bu bölümde. Hem de denildiği kadar ani şekilde.
Daha bir kaç yazı önce Kutner'ı ne kadar sevdiğimden, kendime yakın hissettiğimden, onunla ilgili daha çok bölüm yapılmasını istediğimden bahsetmişken...
Çok üzüldüm ben. Öyle hüngür hüngür ağlanılan şekilde üzülmek değil hem de. İçten, kalbinizi parçalayan cinsten bir üzüntüyle.
Çünkü zaten bir kaç gündür, ölüm haberleri alıyordum. Bir tanıdğımızın oğlu askerde, 3 aydır ishal olduğu ve doktorlar ilgilenmediği için, iltihap bütün vücuduna yayıldığından, kal kapakçığı iltihaplandığı için, kalp krizinden öldü. Ve zaten, eski sevgilinin ölümüyle ilgili, daha doğrusu eski sevgilinin intiharı ile ilgili, bir yazı okudum ekşi'de. Hatta, facebookta, şu hak kazandığı fotograf ödülünü almaya vicdanı razı olmayan kadın gazeteci ile ilgili videoyu da izlemiştim.
Diyebileceğim şey şu ki, iyi olmadı Kutner'ın ölümü. İçinde bulunduğum psikolojik durum açısından bakıldığında, sarsıcı oldu benim için. Ki kafam bir süredir bu "akıl hastalıkları" mevzusunda karışıktı. Bi kaç gün önce izlediğimiz Girl, Interrupted isimli filmin etkisi olabilir bunda. İyi bir filmdi ancak daha iyisi bence Prozac Nation'da yapılmıştı. -ki bu filmin bacağımdaki yara izlerinde etkisi de var olabilir. (şşş, duymamış gibi yapın ;)
Dediğim gibi, Kutner'ı kendime yakın buluyordum. Ve ben de kendimi öldürecek olsam, bu şekilde öldürürdüm diye düşünüyorum. Bence gerçek intihar bu şekilde yapılır zaten. Geride intihar notu bırakmak yada "başarısız" olmak dikkat çekmeye çalışan duygusal bünyelerin ürünleri.
Unutmadan, House çok ama çok üzüldü. O kadar üzüldü ki, saçmaladı. Halbuki eve gidip ağlamalıydı. Wilson ile yaptıkları konuşmada insanın midesine oturacak cinstendi. Bir de, bi önceki bölümde Wilson'ın "You will en up alone" deyişi çıkmıyor bir türlü aklımdan. Yankılanıyor, yankılaniyor, yankılanıyor...

0 yorum: