Star Trek - Nostalji Mutluluğu

25 Mayıs 2009 Pazartesi


Oh My Gosh! diyerek başlamak istiyorum söze. Filmde Mr. Spock'ın yaşlılık halini orijinal serideki Mr. Spock'ı oynayan "Leonard Nimoy" oynuyornmuş. Asıl şaşırtıcı olan ise, Fringe sezon finalinde son dakikalarda karşımıza çıkan William Bell karakterini de Leonard Nimoy'un oynuyor olması! JJ Abrams'ın Star Trek sevgisi diyorum başka birşey diyemiyorum...

Yönetmen : jj Abrams
Oyuncular : Chris Pine - James T. Kirk
Zachary Quinto - Spock (Nam-ı diğer Sylar from Hereos)
Leonard Nimoy - Spock Prime
Eric Bana - Nero
Winona Ryder - Amanda Greyson (Spock'ın Annesi rolünde)
Jennifer Morrison - Winona Kirk (Kirk'in annesi Rolünde, nam-ı diğer House MD'nin doktor Cameron'ı)
Zoe Saldana - Uhura
Simon Pegg - Montgomery Scott (Nam-ı Diğer Shaun of the Dead :) )

Pek huyum olmasa da yukarıdaki kadroyu yazamadan edemedim. İnanılmaz bir kadro! Özellikle Eric Bana kötü adam rolünde çok iyi. Jennifer Morrison'ı önce Kirsten Dunst a benzettim ben filmde, daha önce bu benzerliği fark etmemem şaşırtıcı.

Filme gelirsek, oldukça başarılı bir bilimkurgu filmi. Hem zatebn sevdiğimiz bir konsept var ortada, hem iyi bir hikaye var, Abrams'da da para var; zaten başarılı bir film çıkmasaydı ortaya ayıp olurdu. Kendi kendime hayallere mi dalıyorum bilinmez ama çocukluğundaki Abrams'ın "Ulen var ya ben büyüyünce bu dizinin filmini çekicem biliyomusuuun?" dediğini duyar gibi oluyorum. Kendisi son zamanlarda her ne kadar paralel evrenlere takmış olsa da hem Fringe hem Lost bunu gösteriyor, zaman da ve mekanda ileri geri gidiş dönüşler söz konusu, Star Trek için "paralel evrenler" konusu başarılı bir seçim olmuş. Şöyle ki, bizim bildiğimiz Star Trek evreninde olanları paralel evrende bırakarak Abrams, orjinalin aynısı ama farklı bir Star Trek evreni yaratarak, hikayeye yeni bir boyut kazandırmış ve yepyeni olarak koymuş önümüze. Hele ki Mr. Spock'ın yaşlılık halinin "Leonard Nimoy" tarafından oynanması "Trekker"ları (evet böyle bir tabir var:) ) oldukça memnun etmiş olsa gerek.

Devamı gelsin istiyoruz, Abrams hatta bıraksın Lost'tu Fringe'i (ki iki dizinin de sezon finalleriyle bırakın düşüşü -sıçışa- geçtiğini düşünmekteyim) otursun Star Trek dizisi çeksin.

2 şey daha ekliyeceğim filmden alakasız, öncelikle sevdiceğime kimse gelmemesine rağmen benimle filmi izlemeye gelip yalnız bırakmadığı için teşekkür ediyorum (aslında böyle süper bir filmi izlettiğim için o bana teşekkür etmeli ama olsun :P )

İkincisi ise gülsem mi ağlsam mı bilemediğim bir durum, filmi kadıköy sinemasında izledik, oldukça gayrı resmi bir ortam szö konusuydu, salonda toplam 4 izleyici olduğu için ciddiye alınmamış olacağız ki, salonda çalışanlardan iki kişi de bizimle birlikte filmi izledi, bunda bir sorun yok tabi eğer filmin oratsında bir kaç kez içeri girip çıkmamış ve kafenin garsonuna filmin ortasında salonu 2 tane çay (hem de tepsiyle) getirtmemiş olsalardı. Bu da yetmezmiş gibi, filmin devam ettiğinin farkında olmayan birkaç kişi kapıyı açıp, helölö helölö konuşarak bütün konsantrasyonumuzun içine etmiştir. Ayrıca, bu sinema salonunda, kafeye oturulup sipariş verilmediği sürece sigara içilmesine izin verilmemektedir. Hatta tuvaletlerde tuvalet kağıdı da yoktur. Kadköy Sinemasını kınıyorum.

Ve bir de son olarak, "Kötü Adamlar"ın gemisi Battlestar Galactica'daki Diriliş gemilerine benziyordu bence.


Live long and prosper

1 yorum:

aybüke dedi ki...

ooyyyyyyyyyyyyy o ortamda bile bu kadar sevdiysen, adam gibi izlesen neler olurdu tahmin edemiyorum. Ayrıca Spock'ın yaşlı halini orjinalinin (böyle dicem) oynamış olması konusuna derin saygı duydum okuyunca. İşte sinemasyon!