Casablanca'dan Bildiriyor

13 Ocak 2010 Çarşamba

Hayal kırıklığı. Bu şehrin her anına sinmiş bir hayal kırıklığı kokusu var.

Benim açımdan da çok büyük bir hayal kırıklığı olduğunu söylemeliyim. Çünkü burası "Marakeş"... Daha oryantalist, daha çok doğu mistisizmine sahip bir şehir bekliyor insan. Ama karşımdaki, yıllarca sömürüldüğünden ötürü olsa gerek, geçmişini kaybetmiş, dilini kaybetmiş başı önünde yürüyen insanlarla dolu, sarımtırak renkli bir havaya sahip (çöl havası olsa gerek), nereye baksan terkedilmiş gibi duran bir şehir.

Otelin resepsiyonuna soruyoruz, nereyi gezebiliriz burada diye, 2 yer gösterebiliyor bize, biri hediyelik eşya satan kapalıçarşının boyut olarakta,kalite olarakta 10'da biri bile olamayacak birkaç sokaktan ibaret olan "Habus", diğeri ise dünyanın en büyük ikinci camii olan "2. Hasan Camii". Habusa gidiyoruz, deve derisi kokusu var her yerde. Fas'a özgü bu deriden yapılan terliklerden başka birşey de bulamıyoruz. Hayal kırıklığıyla otele geri dönüyoruz.

Eski şehir, bir duvarla ayrılmış yeni şehirden; tek ortak noktaları çanak antenler. İş yerindeki bir bayan uyarıyor; "Buradan uzak durun; yanınızda da değerli bir eşyanızı taşımayın!"

Reklamlar Fransızca, orta-üst sınıf sadece Fransızca konuşuyor; Farsça konuşanına rastlamadım daha. Ne yazık. Çok yazık bu ülkeye.

Hiç bir zaman devletlerin savunucusu olmadım ancak insan bir düşünüyor, cumhuriyeti kuramasaydık biz ne halde olurduk dye; çünkü Fas bunu simülasyonu gibi...

Köhnelik, çürümüşlük, "hayal kırıklığı kokusu" maalesef iklimden kaynaklanıyor biraz da. Binaların dış cephe boyaları uzun süre dayanamıyor, sanırım hem nem, hem de kum fırtınaları yüzünden; her bina eski bina burada, görüntü olarak...

Hani nerede o ünlü filmdeki güzel şehir? Hani nerede romantizm?

Şu büyük camiyi daha göremedim, görürsem onu da yazarım. Ama şimdilik, bu şehirden bana kalan, kocaman bir hayalkırıklığı...

6 yorum:

ay bükücü dedi ki...

evet hep öyle derlermiş.. yanlış zamanlarda yaşıyoruz işte. doğru zamanında görmek lazımmış oraları da..

é L L a dedi ki...

bi ben izlemedim su casablanca'yi. aklima yine getirdin. ne buyuk bir ayip yahu yuh bana :S

widfara dedi ki...

@ ella, ben de tekrar izlemeyi düşünüyorum açıkçası; ben de herkes kadar çok sevmediğim için utanmaktayım :)

hacitokankoli dedi ki...

casablanca filminin nesinin sevildiğini ölene kadar çözebilirsem sokaklarda evraka evraka diye haykırıcam. onun dışında fransızlar fiili olarak sömürmeyi bıraksalar da frankofoni haftaları falan gibi aktivitelerle kültürel emperyalizme halen devam etmekteler.

divadeiwob dedi ki...

sanırım farsça değil arapça konuşuyorlar orada.

atlas dağlarına çıkmak lazımmış diye duymuştum

widfara dedi ki...

arapça yada ibranice konuşuluyormuş.. ben de öğrendim sonradan ama düzeltmedim :)