Her Hafta Bir Kitap Projesi - 2.Hafta "Duygu Yolculuğu"

10 Mayıs 2010 Pazartesi


2. haftanın kitabını da başarı ile bitirmiş bulunuyorum. Bu haftanın kitabı Laurence Sterne'nin yazdığı "Duygu Yolculuğu" oldu. Kitap biraz otobiyografik, biraz kurgusal bir gezi kitabı aslında. Bir İngiliz'in fransaya yaptığı yolculuğu anlatıyor. Kitabı herşeyden önce biçimsel olarak çok beğendim. Kitabın, daha erkeklerin kafasına peruk taktığı 1700'lü yıllarda bir rahip tarafından yazıldığı düşünüldüğünde, bu biçime hayranlığım daha da artıyor. Bu senli benli ve konuşma havasındaki üslup benim kişisel olarak hem çok sevdiğim hem de kullandığım bir üslup olmakla birlikte, okumayı da son derece kolaylaştırıyor. Sterne bize gezisi sırasında karşılaştığı tarihi eserlerden yada kültürel özelliklerden bahsetmek yerine, karşılaştığı insanlardan ve hem kendinin hem de onların "duygu"larından bahsetmeyi uygun görüyor. Ayrıca "Duygu Yolculuğu" okunması gereken 1001 kitaptan biri olarak gösterilmekte.

Benim okuduğum basımın (ayrıntı yayınları) önsözü 1935 yılında  Virginia Woolf tarfından yazılmış, kitabı bitirdikten sonra önsözü tekrar okumanızı tavsiye ederim, taşların yerine oturduğunu hissedeceksiniz. Şöyle denmiş kitabın arka kapağında;
Geçen yüzyılda Dostoyevski, Rus edebiyat geleneğinin içindeki yazarlık çizgisini vurgulamak amacıyla, 'Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık' demişti. Bizler de yirminci yüzyılda onun bu nükteli deyişine benzer bir analoji kurmaya kalkışarak şöyle diyebiliriz belki: 'Bütün modern edebiyat Laurence Sterne'ün cübbesinden çıkmıştır' Evet, deyim yerindeyse bütün modern edebiyat bu cübbeden çıkmıştır. Çünkü Papaz Laurence Sterne 1759'da birinci cildi yayımlanan ilk eseri Tristram Shandy'nin Yaşamı ve Görüşleri ile edebiyat dünyasında son derece yenilikçi bir çığır açmış olan öncü bir yazardır. Yenilikçiliğinin temelinde, geleneksel öyküleme anlayışını ve olay örgüsünü bir yana iterek yazıya, tıpkı yaşamda olduğu gibi, doğal bir esneklik ve canlılık getirmeye çalışması yatar. Bu yanıyla o, yurttaşı İrlandalı Joyce ve Beckett gibi yazarların ağababası sayılabilir. 'Bilinç akışı' tekniğinin savunucularından Virginia Woolf'un da kendi yazarlığında Sterne'den bunca esinlenmesi nedensiz değildir. Filozof John Locke'un 'fikirleri çağrışımı' kuramından etkilenen Sterne, daha 18. yüzyılın ortalarında, insan zihinin doğal işleyişine kâğıt üzerinde uygun düşecek bir yazı ritmi yaratmaya çalışmıştır. Nitekim, kendi yaşam yolculuğunun sona erdiği 1768 yılında yayımlanan Duygu Yolculuğu'nun açılış cümlesi bu yenilikçi anlayışın somut bir örneğidir: 'Fransa'da,' dedim, 'bu işlerin daha bir kolayını biliyorlar.' Yani roman, sıradan bir konuşma üslubuyla açılır.

Tavsiye olunur...

3.haftanın kitabı, Burroughs'un "Top"u.

2 yorum:

Azura dedi ki...

Ahh çok merak ettim bulup almam lazım!!

widfara dedi ki...

@azura, konu olarak hoşuna gitmez belki ama biçim olarak kesinlikle okunması gereken bir kitap bence. yorumların için de çok teşekkür ederim, takipçimsin gerçekten :)