Bayramlık "Bergama" Gezisi

30 Kasım 2010 Salı


Bu yıl Kurban Bayramı tatili iki açıdan faydalı oldu demiştim ya burada  bunlardan ikincisi ailecek yaptığımız Bergama gezisi oldu.

Bundan bir kaç bayram öncesi de Assos'a gitmiş çok beğenmiştik, babam o zaman "Burayı beğendiyseniz Bergama'ya bayılırsınız" demişti; hakikaten de öyle oldu. Ben zaten Berlin'de Bergama Müzesini gezmiş, Türkiye'den götürülenleri gördüğümde oldukça şaşırmıştım ve Türkiye'deki kalıntıları gezmeyi de çok istiyordum. En sonunda başardım :)

Bergama'da sırasıyla Akropol, Kızıl Avlu ve Asklepieion'u gezdik.





Bergama (Pergamon) kentinin akropol'ü, Bakırçayı'nın suladığı ovaya egemen bir tepenin üzerinde yer alıyor.  Bu tepeye şahsi aracınızla çıkabildiğiniz gibi dilerseniz yeni açılan teleferiği de kullanabiliyorsunuz. (Ancak teleferik ücreti oldukkça tuzlu geldi bize, gidiş-geliş kişi başı 12 lira. Akropol'e giriş ücreti ise 20 tl. Biz ailecek "Müze kart" almayı daha mantıklı bulduk ki zaten Müze Kart ücreti de 20 lira; bu kart ile 1 yıl boyunca tüm müzelere ücretsiz girilebiliyor. Kimliğinizle başvurduğunuzda 2dk'da veriyorlar kartınızı. )


Kentin koruyucusu sayılan akıl ve savaş tanrıçası Athena adına yapılan Athena Tapınağı Akropol'ün en önemli mekanıymış ancak kazılarda tapınağın hemen tüm bölümleri Berlin'e götürülerek orada aslında uygun olarak tekrar inşa edilmiş, Bergama'da ise yalnızca temelleri kalmış. Akropol'ün önemli yapılarından biri de Zeus Tapınağı ancak o da tamamiyle sökülüp Berlin'e götürülmüş. Athena Tapınağı'nın batısındaki dik yamaçta, yaklaşık 10 bin kişilik bir tiyatro var, bu tiyatronun 160 basamağını inip çıktık kardeşimle, yorgunluktan pişman olmadık değil.


Kızıl Avlu
İkinci durağımız Kızıl Avlu oldu. Kızıl Avlu ile ilgili oldukça detalı bilgiye bu linkten ulaşabilirsiniz. M.S. 2.yy'da Roma döneminde Mısır Tanrılarından Serapis (Osiris) adına yapılmış. Yapının üzerindeki mermer kaplamaları dökülmüş ve kırmızı tuğlalar ortaya çıkmış, bu sebepler Kızıl Avlu/ Kızıl Kilise isimleriyle anılıyormuş.

Asklepieion'dan bir resim
Ve son durağımız; Asklepieion. İyileştirme gücü olduğuna inanılan sağlık tanrısı Asklepios'a adanmış bu bölge M.Ö. 4. yy'dan itibaren sürekli olarak inşa edilmiş. Kutsal alan bugünkü görülen biçimini Roma İmparatoru Hadrian zamanında almış. Pergamon Asklepieion'u ilk çağın en önemli tedavi merkezlerinden birisiymiş. Şifa verdiğine inanılan su kaynaklarının üzerine kurulmuş. Bu alanda 3500 kişilk bir de tiyatro bulunuyor.

Asklepieion'da bulunan tiyatro
Sanırım gittiğimiz yerler arasında Bergama'da ilgimi en çok çeken ve en beğendiğim yer burası oldu. Orada yaşanan hayatı gözümde canlandırmaya çalışıp, hayallere daldım uzun uzun.

Önümüzdeki bayram tatilleri için ailecek yeni hedefimiz Efes...

Not: Yazının kalan kısmına Berlin' de Bergama Müzesinde çekilen bazı fotoğrafları koyacağım.






Bu gördüğünüz Zeys Alteri ve tamamen Bergama'dan sökülüp taşınmış Berlin'e

1 yorum:

Azura dedi ki...

Of ne güzel, ne güzel! Ama çok sinirlendim aynı zamanda. Yazıklar olsun binlerce yıllık tarihi koruyamayan bu ülkenin insanlarına, devletine, bakanlarına. Yazıklar olsun tek kelimeyle!