2012'nin Dökümü - 2013 Beklentileri

1 Ocak 2013 Salı



Yeni yılları seviyorum. İnsana ertelediği şeylere başlamak için motivasyon sağlıyor bir yandan, bir yandan da geçen senede olup bitene şöyle bir bakma ihtiyacı hissettiriyor.

Sanki her yıl aynı şeyi söylüyorum ama yapacak bir şey yok, 2012 yılı maalesef bana pek şefkatli davranan bir yıl olmadı. Güzel şeyler de yaşandı elbette bunu inkar etmiyorum ama genele baktığımızda çok ama çok zor bir yıl geçirdiğimi rahatlıkla söyleyebilirim.


Hastalıklar, tartışmalar, ailevi sıkıntılar ve ölüm. Bunların detayına girmek istemiyorum, yıpratıcı olduklarını özellikle belirtmeye gerek yok sanıyorum.

Kız kardeşim evlendi, artık yalnız yaşıyorum. Başımıza gelen onca tersliğin ardından sonunda Gökhan ile nişanlanmayı başardık. Hatta nişan günümüz hala inanamadığım şekilde çok güzel geçti, bir terslik yaşanmadan.

Kenya'ya, Malezya'ya, Tayland'a ve Rusya'ya seyahatlerim oldu iş sebebiyle. Malezya hariç hepsi oldukça yorucu, hemen hiç eğlenmediğim daha çok otelden ofise, ofisten otele şeklinde vuku bulan seyhatlerdi; Malezya'da ise güzelce Kuala Lumpur'u gezecek fırsatı buldum.

Sanırım bu yıl hiç konsere gitmedim. Sinemayada 2-3 sefer gitmiş olmalıyım maalesef :/ Kitap da pek okuyamıyorum artık daha çok dergi ve Buffy the Vampire Slayer çılgınlığına kağpılmış olduğumdan çizgi-roman okuyorum bu aralar.

Yoga eğitmenlik eğitimimi tamamlayıp sertifikamı aldım, artık bir yoga hocasıyım, hatta Yoga Plus'ta haftada 2 ders veriyorum. Kaz Dağları'nda gerçekleştirdiğimiz inziva kampı gerçekten rüya gibiydi, çadırdaki yoga ve meditasyon uygulamalarımız, vejeteryan yemekler, sevgili arkadaşlarım ve hocamın orada bulunuşu, buz gibi suda yüzüşümüz, akan su ve kuş sesi haricinde tek bir gürültünün olmadığı doğa... gerçekten harikaydı herşey. insan oradan dönmek istemiyor.

Yılın benim için en güzel olaylarından birisi sanırım tek başıma yaptığım Paris seyahati oldu :) Fransa'da yaşayan kuzenim Paris'te üniversiteye başladı ve ben 7 günümü onun yanında kalıp Paris'i neredeyse adım adım dolaşarak geçirdim. Bu benim ikinci gidişim oldu Paris'e.(Detayları bir gezi yazısı altında toplayacağım) Ve en kısa zamanda Gökhan'la da birlikte gezmek istiyorum. Büyüleyiciydi.

Dizi-Mania çalışmalarım devam ediyor. Maalesef işten pek fazla zamanım (daha doğrusu enerjim) kalmadığından istediğim kadar vakit ayıramıyorum, aklımdaki projeleri hayata geçiremiyorum. Bu keyfimi kaçırıyor çoğu zaman. Diğer taraftan bu yıl evlenecek olduğumuzdan ve elbetteki bunun için paraya ihtiyaç duyduğumuzdan şu an para kazandığım işimden ayrılma ihtimalim söz konusu değil. Bu kısır döngü hem reelde, hem de düşüncelerimde tekrar tekrar gerçekleşiyor. Yogaya da istediğim kadar vakit ayıramıyorum aynı sebeplerle. 2013'te de durumun pek değişeceğini düşünmüyorum, bir mucize olup da http://dizi-mania.com/ 'dan para kazanmaya başlamazsam.

Cine Dergi'de yazmaya başladığımdan daha önce burada bahsetmiştim, devam ediyorum. Bir de WoMEN e-dergisinde yazmaya başladım. Şimdilik yayınlanan 2 sayıda da yabancı diziler üzerine yazdım ama sanırım arada yoga ve seyahat üzerine de (hatta kısmet olursa belki de sinema üzerine) yazıyor olacağım.

Çok çalışıyorum. Gerçekten. Az uyuyor, az dinleniyor ve çok çalışıyorum. Çalışmamın sonuçlarını görüyor muyum, fedakarlıklarımın karşılığını alıyor muyum; pek değil açıkçası. Ama başka ne yapabilirim bilmiyorum. Bu sebeple, "i kept myself busy."

2012 fazlasıyla yorucu bir yıl oldu; hem bedenen hem zihnen yorulduğum bir yıl.

2013, işler yolunda giderse evlendiğim ve yeni bir hayata başladığım yıl olacak. Geçen yıldan kendime koyduğum hali hazırda hedeflerim var. 2013 için oturup yazmayacağım bu sebple hedeflerimi.

Yeni yıldan tek bir dileğim olacak, lütfen biraz daha insaflı ol!

Son olarak Lana Del Rey'in benim için yazdığına inandığım şarkısı "Paris"i paylaşmak istiyorum sizlerle,

0 yorum: